Fit HubCelebrityÖzge Kırdar ile Başarının Psikolojisi #6 Gözde Kırdar

Özge Kırdar ile Başarının Psikolojisi #6 Gözde Kırdar

Bu yazı dizisinin son konuğu Gözde Kırdar. Pozisyonunun Türkiye’deki en iyisi. Aynı zamanda kariyerini eşsiz bir ödül ile taçlandırdı. Sadece Türkiye’deki tüm şampiyonlukları ve en değerli oyuncu ödülünü değil aynı zamanda Cev Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ve Mvp ödülünü de kariyerine ekleyerek voleybol hayatına noktayı koydu. Ama birçok sporcu gibi onun için de bu seviyeye gelmek ve bu seviyede kalmaya devam etmek kolay olmadı. O yüzden bu seriyi onunla bitirmekten daha iyi bir fikir gelmedi aklıma. Dilerim zevkle okur ve kendinize dersler çıkarabilirsiniz.

Özge Kırdar Kinasts: Bize en çok stres ve baskı hissettiğin karşılaşmadan bahsedebilir misin?

Gözde Kırdar: Tek bir maç söylemem imkansız ama aklıma ilk gelen 2016 Olimpiyat elemelerindeki İtalya maçımız. Düşündüğümde bile içimde bir kıpırdanma hissediyorum! Normalde stresle baş etme konusunda iyiyimdir. Kaptan olmam dolayısıyla da etrafa stres olsam bile belli etmemeye çalışırım. Ama o maç öyle bir maçtı ki! Ölüm kalım gibi bişey zannediyorsun oynarken. Maç bittiğinde de anlıyorsun ki ölmemişsin. Ama ruhundan, kalbinden, bedeninden bir şeyler söküp gitmiş…

Özge Kırdar Kinasts: Peki neden ilk olarak aklına bu karşılaşma geldi?                                                                  

Gözde Kırdar: Çünkü o turnuvaya bireysel oyun olarak kötü başlamıştım ve kendime olan güvenimi kaybetmem an meselesiydi… Çok ince bir çizgide gelip gidiyordum. Sonuçta olimpiyata gitme maçı oynuyorsun ve varını yoğunu koymaya çalışıyorsun ama işte bazen olmayınca olmuyor.

Özge Kırdar Kinasts: Şimdi düşündüğünde sence bu seni nasıl etkiledi?

Gözde Kırdar: Aslında var olmayan korku ve endişelerim yüzünden (tabiki keybetmenin tek sorumlusu ben değilim) çok istediğim, Türkiye’de 2’inci kez olimpiyatlara kalan tek takım olma hedefime elveda demek zorunda kaldım. O gün, o atmosferin tadını çıkarmaya, oynadığım oyundan daha çok zevk almaya baksaydım sonuç farklı olabilirdi.

Özge Kırdar Kinasts: Şimdi başka bir konuya gelelim. Karşılamaya çıkacaksın aklında ”ya kaybedersem?” var. Bu düşünceye nasıl reaksiyon gösteriyorsun?

Gözde Kırdar: Bu soruya iki türlü cevap vermem lazım… İlk cevabı 20 yaşındaki Gözde’nin aklı ve mantığıyla verecek olursam; kaybedeceğim düşüncesi maçtan önce oluştuysa zaten önceki gece iyi bir uyku çekemezsin. Dolayısıyla zaten vücut olarak hazır olmazdım ve sahaya da istediğim oyunu koyamazdım. Negatiflik her zaman negatifliği beraberinde getirir.

İkinci cevabımı 33 yaşındayken voleybolu bıraktığım zamanki akıl ve mantığımla verecek olursam; önce nefesimi kontrol eder ve kendimi telkin etmeye çalışırım. Sonra da takım arkadaşlarımdan ‘bugün pek iyi hissetmiyorum, saha içinde yardıma ihtiyacım olabilir mesajını’ veririm.

Özge Kırdar Kinasts: Sence bir sporcunun kendine güven duyması ne kadar dış etkenlere bağlı? Ve sence özgüven sadece kendi içinde oluşturduğun bir şey midir?

Gözde Kırdar: Tabi ki güven konusu tek başına sağlayabileceğin bir şey değil. Ama ben bunu takım sporu yapan bir sporcu olarak cevaplıyorum. Eğer antrenörüm ve takım arkadaşlarım bana güvendiklerini hissettirir ve bunları hareketleriyle de gösterirse her sporcuda olduğu gibi benim de kendime olan güvenim top seviyelere ulaşır. Dolayısıyla özgüven sadece kendi kendine oluşturabileceğin bir şey değildir bence.

Özge Kırdar Kinasts: Sence baskıyı en çok bir başkasından mı görüyorsun yoksa kendinden mi?

Gözde Kırdar: Tabi ki kendimden!

Özge Kırdar Kinasts: Bazı sporcular ne kadar stresli olurlarsa o kadar iyi performans gösterdiklerini söylerler. Bazıları da ne kadar rahat olurlarsa o kadar iyi performans sergilediklerini. Sen hangi kategoridesin?

Gözde Kırdar: Kariyerim boyunca iki durumu da yaşadım. Stresli olduğumda da çok iyi iş çıkardığım maçlar oldu rahat olduğum zamanlarda da. Ama ne zaman 33 yaşında voleybolu bırakmaya karar verdim ve kendime bu senin son senen, son maçların, çık sahaya ve keyfini çıkar dedim; işte o zaman belki her maç iyi oynamadım ama gerçekten işimi zevk alarak yaptım.

Özge Kırdar Kinasts: Ve son soru; sence yukarıdaki soruya verdiğin cevabı bir sporcu profili olarak nasıl geliştirmiş olabilirsin?

Gözde Kırdar: Spor öyle bir iş ki bugün harika iken yarın çok kötü olabilirsin. Bunu zaten sen içinde hissedersin ama yaş aldıkça yani tecrübelendikçe bu hisleri de kontrol altına almayı öğreniyorsun. Sonuç olarak bu karakter kesinlikle zamanla ve sahada geçirdiğin antrenman saatiyle alakalı. Sonuçta antrenmanda ne kadar iyiysen maçta da o kadar başarılı olabilirsin.

Dilerim Gözde Kırdar’ın cevapları size biraz olsun yaptığınız işte ilham olabilir. Hepinize sağlıklı, mutlu, huzurlu yıllar dilerim.

BİZİ INSTAGRAM'DA TAKİP EDİN!