Fit HubBeslenmeBu Karışım Gribe Meydan Okuyor!

Bu Karışım Gribe Meydan Okuyor!

Mevsim kış… Virüsler, özellikle de gribe yol açan virüslerle başımız dertte! Kalabalık ortamlarda hatta metrolarda, belediye otobüslerinde bile bu virüsler bizi buluyor. Diyetisyen Emre Uzun, “Yeterli ve dengeli beslenmeyi bir alışkanlık haline getirmekle bağışıklık sisteminizi güçlendirirsiniz ve böylece gribe karşı baştan zafer kazanırsınız” diyor. “Hedefiniz daime bağışıklığınızı güçlendirmek olmalı. Bu amaçla yapılacak hamleler de bellidir” diyor ve bunları tek tek sıralıyor:

Sıvı tüketin, bol su için

“Bizim en büyük hatalarımızdan biri kış aylarında içtiğimiz çaydan, meyve çaylarından aldığımız sıvıyla yetinip su içmeyi ihmal etmek! Oysa su mucizevi özelliklere sahiptir. Kışın daha yağlı beslendiğimiz için her gün düzenli 2-2,5 litre su içmemiz gerekir. Bu, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasını sağlar. Düzenli çalışan fonksiyonlar sayesinde bağışıklık sistemi güçlenir, metabolizmamızın işleyişi dengesini korur. Çay tutkunu bir toplum olduğumuz için kış aylarında siyah çayı biraz azaltmakta da fayda var. Onun yerine, yine bağışıklık sistemini güçlendiren kuşburnu, adaçayı, rezene, yeşil çay, ıhlamur ve böğürtlen gibi bitki çayları içebilirsiniz.”

Proteine önem verin

“Kışın vücudumuzun günlük protein ihtiyacı, sahip olduğumuz her bir kilo başına 0,8 gramdır. Protein deyince aklınıza hemen et gelmemeli. Kırmızı et haricinde yumurta, süt, kümes hayvanları, balık, baklagiller de iyi birer protein kaynağıdır ve içerdikleri B6 ve B12 vitaminleri, selenyum ve çinko ile bağışıklık sistemini güçlendirirler. Çok sık duymadığımız selenyum elementi hakkında ek bilgiler için Selenyum Nedir, Nasıl Kullanılır? yazısını da inceleyebilirsiniz.

Bunların yanısıra Omega 3 yağ asidi de bağışıklık sistemimiz için gereklidir ve “haftada en az iki kez balık yiyin” diye ısrar etmemizin sebebi de budur. Çünkü Omega 3 yağ asidinin iltihap azaltıcı, bağışıklık sistemini güçlendirici dolayısıyla gribe karşı koruyucu etkisi vardır. Kümes hayvanlarından tavukla hazırlanacak çorbalar ise hem virüslerle savaşır hem de vücutta oluşan inflamasyonu azaltır. Türk mutfağında üzerine bol limon sıkılıp karabiber serperek tüketilen şehriyeli tavuk çorbası gibi bir değer varken, sofranızdan eksik etmeyin derim.”

Soğan, sarımsak ve karabiber

“Soğanı neyse ki severek tüketiyoruz. Sarımsaktan ise kokusu nedeniyle biraz uzak duruyoruz. Sarımsağı yemeklere doğrayarak ya da çiğ halde yiyemiyorsanız size bir tavsiye: Tablet iriliğinde kestiğiniz sarımsak parçalarını, ilaç gibi yutun! Çünkü soğanın da sarımsağın da bağışıklığı güçlendirdiği artık biliniyor.

Aynı şekilde karabiber de önemli… Örneğin çorbalarınıza mutlaka karabiber serpin. Pilava, balığa, püreye özetle damak tadınıza ters gelmeyecek her gıdaya… Çünkü karabiberdeki piperin, ağrı kesici ve ateş düşürücüdür ve sizi hem gribe karşı korur hem de bağışıklığınızı güçlendirir.”

Sebzeler, meyveler…

“Her sebze ve meyvenin her mevsimde yetişmediği ortada… Bu, biraz da kozmik düzenin getirisi… Kara kışa, kara, fırtınaya inat yetişen meyve ve sebzeler, düşünün ki insan vücuduna neler kazandırır… Kıy meyve ve sebzelerinin en önemli yararı, hücreleri yenilemesi ve dokuları onarmasıdır. Bu sayede bağışıklık sistemimiz de güçlenir. Havuç, kivi, ıspanak, brokoli, mandalina, portakal ve greyfurt bol miktarda antioksidan, A ve C vitamini içerir. Yapılan son araştırmalar, C vitamininin gribi tedavi etmediğini ortaya koysa da vücut direnci için yeterli miktarda almak gerekir. Yine kış sebzelerinden lahana, ıspanak, karnabahar, pırasa, kereviz, havuç, tere ve turpun da sofranızda bulunması gerekir. Balkabağı ise hem bağırsak hareketlerini düzenlediği için hem de beta karoten içerdiği için bağışıklık sisteminin en önemli koruyucularından biridir.”

Probiyotik ve prebiyotikler

“Grip ve kışa özel hastalıklar sindirim ve boşaltım sistemine de zarar verebilir. Buna engel olmak için yapmanız gereken, bağırsak floranızı güçlendirmektir. Bu sayede mide-bağırsak enfeksiyonlarına karşı direnç de kazanmış olursunuz. Probiyotik ve prebiyotikler tam da bu noktada sahneye çıkar. Probiyotikler yoğurt, kefir, peynir, turşu, boza ve tarhanada yoğun olarak bulunan canlı ancak insan vücuduna dost bakterilerdir. Bu bakteriler bağırsakların ve kadınlarda vajen florasının dengesini korur, zararlı mikroorganizmaların çoğalmasını önler.

Prebiyotikler ise vücut tarafından sindirilemeyen, bağırsakta mayalanan ve kolondaki (kalın bağırsak) bakterilerin hem çoğalmasını hem de etkisini artıran besin ögeleridir. İlginç olan şu ki, probiyotiklerin sağlıklı ve çok sayıda var olabilmesi için prebiyotiklerin varlığı şarttır. Prebiyotik kaynaklarını ise kuru baklagiller, kepekli buğday, yulaf, arpa, soğan, sarımsak, pırasa, kuşkonmaz ve muz olarak sıralayabiliriz.”

E Vitamini

“Bütün vitaminler bir yana, kış aylarında grip salgınlarına karşı bağışıklık sisteminin belki de bir numaralı vitamin muhafızı hiç kuşkusuz E vitaminidir! Soğuk algınlığına, gribe, nezleye vb. dışında kalp hastalıklarına hatta kansere bile sebep olan ve vücudunuzun sağlıklı hücrelerine saldıran serbest radikallerle E vitamini savaşır. Ayçekirdeği, fındık, ceviz, badem dışında ıspanak ve brokoli gibi koyu yeşil yapraklı kış sebzeleri de bol miktarda E vitamini taşır.

İlaç gibi zerdeçal!

Tıp âleminde son yıllarda üzerinde en fazla araştırma yapılan kök baharatlardan biri hiç kuşkusuz zerdeçal! Öyle ki zerdeçal üzerine yazılan ve deneklerle elde edilmiş araştırma sonuçlarına dayanan 10 bini aşkın bilimsel makale, bu kök baharatın şimdiden “bitkisel ilaç” olarak anılmasına sebep oldu. Zerdeçal antioksidan zengini bir baharat. Doğal bir antienflamatuar ve aynı zamanda ağrı dindirici. Düzenli olarak zerdeçal tüketenlerin soğuk algınlığı, öksürük, grip ve solunum sisteminde tıkanıklıklara daha az yakalanması da araştırmaları doğruluyor. Özellikle zerdeçal ve bal karışımı, vücudun savunmasını destekleyen, iltihaplanma karşıtı ve antibakteriyel özelliklere sahip doğal bir reçete!

Bol Bol Yudumlayın!

Diyetisyen Emre Uzun’un tarifiyle, sizi gripten koruyacak içecek:

Malzemeler:

1/2 adet kivi

1/2 adet portakal

1 kaşık nar

Yarım bardak su

1/2 çay kaşığı zerdeçal

Hazırlanışı:

Meyveleri vitamin kaybına uğratmamak için iyice yıkayıp kabuklarını soyun. Doğrayın. Kısa süre blender’dan geçirin. Kıvamı damak tadınıza göre ayarlamak için tercihe göre su ekleyin. Zerdeçal ekleyin ve yudumlayın. Vücudunuzun savunma sistemine armağan edin!

BİZİ INSTAGRAM'DA TAKİP EDİN!