Fit HubSağlıkSarkma Neden Olur? Kilo Kaybı Sonrası Çözümler ve İpuçları

Sarkma Neden Olur? Kilo Kaybı Sonrası Çözümler ve İpuçları

Kilo kaybı, genel sağlık ve yaşam kalitesi açısından son derece olumlu bir adımdır. Ancak bu süreçte pek çok kişi, özellikle hızlı veya yüksek miktarda kilo verdiğinde cilt sarkmasıyla karşılaşabilir. Bunun temel nedeni, cilt altındaki kolajen ve elastin liflerinin vücudun yeni formuna aynı hızda uyum sağlayamamasıdır. Özellikle karın, kol, bacak ve yüz bölgelerinde görülen gevşeme; yaş, genetik yapı, kilo verme hızı, su tüketimi ve yaşam tarzı gibi faktörlerden de etkilenir.

Bu yazımızda; kilo verdikten sonra deri sarkmasının nedenlerine, sarkma oluşumunun nasıl engellendiğine, egzersizlere ve daha fazlasına detaylı olarak bakacağız. 

Kilo Verdikten Sonra Deri Sarkması Neden Olur?

Kilo verdikten sonra deri sarkması, cildin uzun süre gerilmesi sonucu elastikiyetini kaybetmesi ve kolajen ile elastin liflerinin zayıflaması nedeniyle ortaya çıkar. Kilo alımı sürecinde cilt, artan yağ dokusunu barındırabilmek için genişler; ancak özellikle hızlı kilo kaybı sonrasında bu genişleme her zaman aynı hızda geri dönemez. Kolajen üretiminin azalması ve elastin liflerinin yıpranması, cildin kendini toparlama kapasitesini düşürür ve bu da sarkma görünümüne yol açar. Yaş ilerledikçe kolajen üretimi doğal olarak azaldığı için cilt daha zor sıkılaşır. Bunun yanı sıra genetik faktörler, su tüketimi, beslenme düzeni ve güneş maruziyeti gibi etkenler de cilt sıkılığını doğrudan etkiler. Özellikle 30–40 kilo ve üzeri hızlı kilo kaybı yaşayan kişilerde fazla deri kalma olasılığı daha yüksektir. Deri sarkması en sık karın, kol, uyluk ve yüz bölgesinde görülür.

Kilo Verirken Sarkma Oluşumu Nasıl Önlenir?

Kilo verirken sarkma olmaması için bazı yöntemlerin uygulanması önemlidir. Sarkmadan kilo vermek kolay olmasa da yavaş ve dengeli bir şekilde kilo vermek, kas kütkesini korumak ve güçlendirmek ve yeterli beslenip su tüketimine dikkat etmek deri sarkmasını büyük ölüçede minimize eder.

Sarkma oluşumu önlemeye yardımcı olan faktörleri daha yakından incelersek:

Yavaş ve Dengeli Kilo Vermek

Sarkmayı önlemenin en etkili yollarından biri, kilo kaybını yavaş ve dengeli bir şekilde gerçekleştirmektir. Hızlı kilo kaybı, cildin altındaki kolajen ve elastin liflerinin vücut değişimlerine uyum sağlamasına izin vermez ve bu da gevşek veya sarkan bir görünüm oluşturabilir. Uzmanlar, haftada 0,5–1 kilogram arası kilo vermenin hem kas kütlesini korumak hem de cilt sıkılığını desteklemek için ideal olduğunu belirtir. Bu kademeli süreç, metabolizmanın sağlıklı çalışmasına yardımcı olurken, çatlak ve sarkma riskini azaltır. Sabır ve istikrar, kilo kaybı sürecinde cilt elastikiyetini korumanın anahtarıdır.

Kas Kütlesini Korumak ve Güçlendirmek

Kilo verme sürecinde yapılan ağırlık ve direnç antrenmanları, kaybedilen yağın yerini kas dokusunun almasını sağlayarak sarkmayı önleyebilir. Kas kütlesi arttıkça cilt, altındaki dokulardan daha iyi destek alır ve daha sıkı bir görünüm kazanır. Özellikle squat, plank ve şınav gibi egzersizler, kollar, karın ve bacak bölgesinin toparlanmasına yardımcı olur. Bu egzersizleri yeterli protein alımıyla desteklemek, kas onarımını ve cilt sıkılığını güçlendirir. Zamanla gelişen kas yapısı, cildin genel görünümünü iyileştirir ve sarkma riskini azaltır.

Cilt Sağlığını Beslenme ve Su Tüketimiyle Desteklemek

Kilo verme sürecinde doğru beslenme ve yeterli su tüketimi, cildin elastikiyetini korumada kritik öneme sahiptir. C vitamini, çinko ve omega-3 yağ asitleri gibi besinler kolajen üretimini destekler ve cildi oksidatif strese karşı korur. Yeterli miktarda su içmek, cilt hücrelerinin nemli, dolgun ve esnek kalmasını sağlar. Antioksidan açısından zengin gıdalar cilt tonunu destekleyebilir ve toparlanma sürecini hızlandırabilir. Dengeli bir beslenme düzeni, cildin vücut değişimlerine daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olur.

Kilo Verdikten Sonra Sarkma Nasıl Geçer?

Hafif ve orta düzeydeki sarkmalar zamanla doğal olarak azalabilir, çünkü cilt yeni vücut şekline yavaşça uyum sağlar. Protein, C vitamini ve sağlıklı yağlar açısından zengin bir beslenme düzeni, kolajen ve elastin üretimini destekleyerek cildin sıkılaşmasına yardımcı olabilir. Düzenli yapılan ağırlık ve direnç egzersizleri, kas kütlesini artırarak cilt altını doldurur ve daha sıkı bir görünüm kazandırır. Yeterli su tüketimi de cilt hücrelerinin canlılığını ve esnekliğini korumada önemlidir. Daha ileri düzey sarkmalarda radyofrekans, lazer veya cerrahi operasyon gibi yöntemler düşünülebilir. Kilo verirken yavaş ve dengeli bir şekilde ilerlemek, sarkmayı azaltmanın en etkili yollarından biridir. Düzenli bakım ve sabırla, ciltteki toparlanma birkaç ay içinde fark edilebilir.

Nasıl kilo verileceğini merak ediyorsanız Kilo Vermenize Yardım Edecek Basit Alışkanlıklar başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Sarkmalara İyi Gelecek Egzersizler Neler?

Cilt sıkılaştırmaya yardımcı olan egzersizler arasında plank, squat, superman, lunge ve gibi pek çok antrenman yer alır.

Sarkmaları önlemeye yardımcı olabilecek egzersizleri tek tek incelersek:

Kol Sarkma Egzersizleri

Kol sarkmalarını toparlayıcı hareketler için bazı egzersizleri planına ekleyebilirsiniz. Koldaki sarkmalar için yapılan hareketlerin başında aşağıdakiler yer alır: 

Triceps Dips

Triceps dips, özellikle üst koldaki gevşemiş bölgeyi çalıştırarak sıkılaşmayı destekler. Kilo kaybı sonrası kol arkasında görülen sarkmalar için en etkili egzersizlerden biridir.

Nasıl yapılır: Bir sandalye veya sehpa kenarına ellerinizi yerleştirin, ayaklarınızı öne uzatın. Dirseklerinizi bükerek vücudunuzu aşağı indirin, ardından kollarınızı düzleştirerek yukarı kalkın. 3 set × 10 tekrar olarak uygulayın.

Arm Circles (Kol Dairesi)

Bu egzersiz kolların genel kas tonusunu güçlendirir ve omuz çevresini sıkılaştırır.

Nasıl yapılır: Kollarınızı yanlara doğru açın, küçük daireler çizerek öne doğru 30 saniye, ardından geriye doğru 30 saniye çevirin. 3 set tekrarlayın.

Biceps Curl (Kol Önü Güçlendirme)

Biceps curl, kol ön kaslarını çalıştırarak derinin altındaki dokuyu destekler.

Nasıl yapılır: Elinize hafif dambıl veya su şişesi alın, kollarınızı yavaşça yukarı kaldırıp indirin. 3 set × 12 tekrar yapmak yeterlidir.

Bacak Sarkma Egzersizleri

Bacaklardaki sarkmalar için egzersizler şunlardır: 

Wall Sit (Statik Duruş Egzersizi)

Wall sit, bacak kaslarını güçlendirerek sıkılık kazandırır.

Nasıl yapılır: Sırtınızı duvara yaslayın, dizlerinizi 90 derece bükün ve oturur pozisyonda 30–60 saniye bekleyin. 3 set tekrarlayın.

Side Leg Raise (Yan Bacak Kaldırma)

Yan bacak kaldırma hareketidir, iç ve dış bacak kaslarını çalıştırır.

Nasıl yapılır: Yana uzanın, üstteki bacağınızı yavaşça kaldırıp indirin. 15 tekrar yapın, ardından taraf değiştirin. 3 set olacak şekilde uygulayın.

Bridge (Kalça Kaldırma)

Bridge, kalça ve uyluk kaslarını güçlendirir, alt vücut şekillenmesini destekler.

Nasıl yapılır: Sırt üstü yatın, dizlerinizi bükün, topuklarınızı yere sabitleyin. Kalçanızı yukarı kaldırın, 2 saniye bekleyin ve yavaşça indirin. 3 set × 15 tekrar yapabilirsiniz.

Karın Sarkma Egzersizleri

Göbek sarkması için yapılabilecek hareketlere geçecek olursak: 

Leg Raise (Bacak Kaldırma)

Karın alt bölgesindeki kasları hedefleyerek sıkılaşmaya katkı sağlar.

Nasıl yapılır: Sırt üstü uzanın, bacaklarınızı düz bir şekilde yukarı kaldırın. 2 saniye yukarıda tutun, yavaşça indirin. 3 set × 10 tekrar şeklinde yapabilirsiniz.

Russian Twist (Yan Karın Kasları)

Oblik kaslarını çalıştırır ve karın çevresindeki sıkılığı artırır.

Nasıl yapılır: Yere oturun, dizlerinizi hafif bükün ve vücudunuzu hafifçe geriye eğin. Ellerinizi birleştirip gövdenizi sağa ve sola çevirin. 3 set × 20 tekrar olarak uygulanabilir.

Plank to Knee Tuck (Dinamik Plank)

Karın ve bel kaslarını aynı anda çalıştırarak derinin toparlanmasına yardımcı olur.

Nasıl yapılır: Plank pozisyonuna geçin, bir dizinizi göğsünze doğru çekip geri götürün, sonra diğer dizle tekrarlayın. 3 set × 15 tekrar yapmka yeterlidir.

Sarkma Kimlerde Olur?

Cilt sarkması, ani veya fazla kilo değişimi yaşayan herkeste görülebilir. Ancak uzun süre fazla kilolu kalan kişilerde, cildin sürekli gerilmesi elastik liflerin zayıflamasına yol açtığı için daha sık ortaya çıkar. Yaş ilerledikçe kolajen ve elastin üretimi azaldığından, yaşlı bireylerde bu durum daha belirgin hale gelir. Genetik faktörler, cilt elastikiyetini belirleyen en önemli etkenlerden biridir; bazı kişilerin cildi doğal olarak daha dayanıklıdır. Ayrıca sigara kullanımı, yetersiz beslenme ve güneş ışığına aşırı maruz kalma da cilt sıkılığını olumsuz etkileyebilir. Az miktarda kilo kaybı yaşayan kişilerde bile, özellikle yüz ve kol gibi ince derili bölgelerde hafif sarkmalar görülebilir.

Kaç Kiloda Sarkma Olur?

Sarkmanın kaç kiloda başlayacağına dair net bir sınır yoktur; çünkü bunu belirleyen tek şey kilo miktarı değil, aynı zamanda cilt elastikiyeti, vücut yapısı, yaş ve kilo verme hızıdır. Yine de genel olarak, vücut ağırlığının %10–15’i kadar kilo kaybı yaşandığında bazı kişilerde sarkma daha belirgin hale gelebilir. Özellikle 30–40 kilogramdan fazla kilo veren kişilerde fazla deri oluşma ihtimali oldukça yükselir.

Sarkma riskini artıran en önemli faktörlerden biri de hızlı kilo kaybıdır. Bariatrik cerrahi sonrası ya da aşırı kısıtlayıcı diyetlerle kısa sürede çok kilo vermek, cildin yeni vücut ölçülerine uyum sağlaması için yeterli zamanı tanımaz. Buna karşılık, haftada ortalama 0,5–1 kilogram gibi daha yavaş ve kontrollü kilo kayıpları cildin toparlanma şansını artırır. Süreç boyunca kas kütlesini korumak, dengeli beslenmek ve yeterli su tüketmek de sarkma riskini azaltmaya yardımcı olur. Sonuç olarak deri sarkması; kaybedilen kilo miktarıyla birlikte cilt yapısı, yaş ve kilo verme hızının birleşik etkisiyle ortaya çıkar.

Sarkma Karşıtı Beslenmede Ne Yenir?

Cilt sarkmasını önlemede veya azaltmada beslenme önemli bir rol oynar. Cildin elastikiyetini korumak, kolajen üretimini desteklemek ve nem dengesini sürdürmek için avokado, somon balığı, brokoli, narenciye ürünleri, badem ve ceviz, yabanmersini ve domates gibi bazı besinlerin düzenli olarak tüketilmesi önerilir.

Cilt sarkmasını önlemeye ve azaltmaya yardımcı olabilecek besinleri daha yakından inceleycek olursak:

Avokado

Avokado, E vitamini, C vitamini ve sağlıklı yağ asitleri bakımından zengin bir besindir. Bu bileşenler ciltteki oksidatif stresi azaltabilir ve kolajen üretiminin desteklenmesine katkıda bulunabilir. Avokadodaki tekli doymamış yağlar, cilt bariyerini güçlendirerek nemin korunmasına yardımcı olur. Ayrıca cilt dokusunu daha yumuşak ve esnek hale getirebilir. Düzenli tüketimi, ciltte daha dengeli bir görünümün oluşmasına destek olabilir.

Somon Balığı

Somon, omega-3 yağ asitleri açısından oldukça zengindir ve bu yağlar cilt hücre zarlarının esnekliğini korumada rol oynar. Omega-3, aynı zamanda ciltteki iltihaplanmayı azaltabilir ve nem kaybını önleyebilir. Somondaki protein ve selenyum da kolajen üretimine destek sağlar. Haftada birkaç kez tüketildiğinde, cilt sağlığının korunmasına katkıda bulunabilir. Bu sayede cilt daha canlı ve dayanıklı bir görünüm kazanabilir.

Brokoli

Brokoli, C vitamini, lutein ve çinko gibi cilt sağlığına destek olabilecek vitamin ve mineralleri içerir. C vitamini, kolajen üretiminde rol oynayan temel bir bileşendir ve cildin elastikiyetini destekler. Antioksidan içeriğiyle serbest radikallere karşı koruma sağlayabilir. Ayrıca lif bakımından zengin olduğu için vücudun detoks sürecine katkıda bulunur. Düzenli tüketimi, cildin yenilenme sürecini destekleyebilir.

Portakal ve Narenciye Türleri

Portakal, greyfurt ve mandalina gibi narenciyeler yüksek C vitamini içeriği sayesinde kolajen sentezine katkı sağlar. Bu vitamin, ciltteki bağ dokularını güçlendirmeye yardımcı olur ve erken yaşlanma belirtilerinin azalmasına destek olabilir. Aynı zamanda ciltteki kan dolaşımını artırarak daha canlı bir görünüm sağlar. Düzenli tüketildiğinde, cildin esnekliğini korumaya yardımcı olur. Doğal şeker oranı düşük olduğu için dengeli diyetlerde rahatlıkla yer alabilir.

Badem ve Ceviz

Badem ve ceviz, E vitamini, çinko ve sağlıklı yağ asitleri açısından zengindir. E vitamini, cilt hücrelerini serbest radikallere karşı korur ve elastikiyetin korunmasına yardımcı olur. Cevizde bulunan omega-3 yağ asitleri, cildin esnekliğini destekleyebilir. Ayrıca bu kuruyemişler, kan dolaşımını destekleyerek cilt dokusuna daha fazla oksijen taşınmasına katkıda bulunur. Her gün küçük bir avuç kadar tüketilmesi önerilir.

Yaban Mersini

Yaban mersini, antioksidanlar ve antosiyanin bileşenleri sayesinde cilt dokusunun yenilenmesine yardımcı olabilir. Bu maddeler, cilt hücrelerindeki hasarı azaltarak yaşlanma belirtilerinin yavaşlamasına katkı sağlar. Ayrıca C vitamini yönünden zengin olması, kolajen üretimini destekler. Renkli meyveler arasında cilt sağlığı açısından öne çıkar. Günde bir avuç yaban mersini, cildin parlaklığını destekleyen bir atıştırmalık olabilir.

Domates

Domates, likopen adı verilen güçlü bir antioksidan içerir. Bu madde, cildi güneşin zararlı etkilerine karşı koruyabilir ve cilt hücrelerinin sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Aynı zamanda kolajen yıkımını yavaşlatarak cildin sıkı kalmasına katkı sağlayabilir. Pişmiş domateslerde likopenin emilimi daha yüksektir, bu nedenle salça veya çorba gibi formlarda tüketimi önerilir. Düzenli tüketim, ciltte daha canlı ve gergin bir görünümün korunmasına destek olabilir.

SIK SORULAN SORULAR

Erkeklerde Memede Sarkma Neden Olur?

Erkeklerde göğüs sarkması genellikle kilo alımı, hormonal dengesizlik, yaşlanma veya cilt elastikiyetinin azalması nedeniyle ortaya çıkar. Testosteron seviyesindeki düşüş veya vücut yağ oranının artışı, göğüs bölgesindeki dokuların gevşemesine katkıda bulunabilir.

Deri Sarkması Kendiliğinden Geçer mi?

Hafif düzeydeki sarkmalar, dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve düzenli egzersiz ile zaman içinde kısmen toparlanabilir. Ancak belirgin sarkmaların tamamen düzelmesi genellikle tıbbi veya kozmetik müdahaleler gerektirir.

Sarkık Vücut Sporla Düzelir mi?

Egzersiz, kasları güçlendirerek ve vücut sıkılığını artırarak sarkmanın görünümünü azaltabilir; ancak ciddi kilo kaybı veya yaşlanmaya bağlı gevşemiş cildi tamamen toparlayamayabilir.

Sarkma Karşıtı Kremler İşe Yarıyor mu?

Bazı sarkma kremi ürünleri, özellikle kolajen, retinol veya hyaluronik asit içerenler, cilt dokusunu geçici olarak sıkılaştırabilir ve nemlendirebilir. Ancak bu ürünler kalıcı bir toparlanma sağlamaz, etkileri genellikle yüzeysel ve sınırlıdır.

Cilt Sarkmasına Hangi Yağ İyi Gelir?

Argan yağı, kuşburnu yağı ve jojoba yağı gibi doğal yağlar, cildi nemlendirmeye ve elastikiyetini desteklemeye yardımcı olabilir. Düzenli kullanımda cildin daha pürüzsüz ve esnek görünmesine katkı sağlayabilir. Ancak tek başına mucizevi bir çözüm değildir, dengeli beslenme ve düzenli bir antrenam rutinine destek olarak kullanılabilir.

BİZİ INSTAGRAM'DA TAKİP EDİN!